IHD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
IHD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2019 Perşembe

Raci Bilici : Esir alınan Asker ve Polisler görmezlikten geliniyor

Hükümeti, son yıllarda alıkonulan asker ve polisleri görmezlikten gelmekle eleştiren İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK Üyesi Raci Bilici, İmralı’dan gelen mesajla birlikte ise ülkede yeniden barış umudunun doğduğunu belirtti.


HPG tarafından alıkonulan asker ve polislerin aileleri, dün Ankara’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’nde yaptıkları basın toplantısının ardından Meclis’te HDP, CHP ve AKP grubu temsilcileri ile görüştü. Yaptıkları görüşmelerde aileler, 4 yıla yakın süredir göremedikleri yakınlarına yeniden kavuşabilmeleri için adım atılması yönündeki taleplerini yineledi.
Ailelerle birlikte siyasi parti temsilcileriyle yapılan görüşmelerde yer alan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Raci Bilici, partilerin alıkonulan asker ve polisler konusundaki yaklaşımına dair konuştu. Bilici, bununla birlikte PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla kamuoyuna ilettiği mesajda yer vurgular ve yarattığı hava konusunda da değerlendirmede bulundu.

‘ALIKONULAN ASKERLER GÖRMEZLİKTEN GELİNİYOR’

Alıkonulan asker ve polislere dair dernek olarak bugüne dek birçok girişimde bulunmalarına rağmen sonuç alamadıklarını dile getiren Bilici, son yılara nazaran geçmişte alıkonulan asker ve polisleri hükümetle yaptıkları görüşme sonrasında alabildiklerini belirtti.
Bilici, “O dönemlerde hükümet bizi resmi olarak kabul etti. O resmiyet üzerinden PKK ile iletişime geçerek, askerleri almıştık. Bugüne kadar bu yöntem söz konusuydu. Özellikle son dönemlerin yaklaşımı ise çok farklı. Meseleye dahil olmayan, görmek istemeyen, görmezlikten gelen, hakikat ile yüzleşmeyen bir durum söz konusu” dedi.
Hiçkimsenin özgürlüğünden alıkonulmasını istemediklerini, bütün çabalarının da bu yönde olduğunu vurgulayan Bilici, Aileler öteden beri şubelerimize gelip, çözüm istiyorlar, arabulucu olmamızı istiyorlar. Biz de ailelerin talebini siyasal iktidara iletmek zorundayız. Bu kanalı açmak zorundayız” diye belirtti.

‘İLGİLİ KURUM VE KİŞİLERLE TARTIŞTIKTAN SONRA DÖNÜŞ YAPACAKLAR’

Bilici, Meclis’te HDP, CHP ve AKP grubu temsilcileri ile dün yaptıkları görüşmelere dair ise bilgileri paylaştı:
“Görüşmeler bize göre olumluydu. Umuyoruz ve diliyoruz ki geçmişte olduğu gibi bu konuda olması gereken yol ve yöntemlerle adım atılır ve sonuç alınır. İnsanlar özgürlüğü elinden alınmış ve bunun biran önce sonlandırılması gerekiyor. Siyasal iktidarın da aynı hassasiyetle yaklaşması gerekiyor. Talepleri ilettik ve ısrarcı olmaya devam edeceğiz. İHD olarak bu konuda daha önce Cumhurbaşkanından, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’dan, bakanlardan randevu talep etmiştik. Ancak olumlu bir karşılık gelmedi. Son talebimize yanıt verildi ve AKP Grup Başkanı Naci Bostancı ile görüşme sağladık. Görüşme olumluydu. Pozitif bir yaklaşım söz konusuydu. Bu meseleyi ilgili kurum ve kişilerle tartıştıktan sonra bize dönüş yapacaklarını söylediler. Umarım bir dönüş olur, onların dönüşlerini bekleyeceğiz.”

‘ÜLKEDE YENİDEN BARIŞ UMUDU DOĞDU’

İmralı’dan gelen mesaj sonrasında ülkede yeniden barış umudunun doğduğunu söyleyen Bilici, mesajda dile getirilen noktaların bu ülkenin ihtiyacı olan şeyler olduğunu vurguladı.
Öcalan’ın mesajında üzerinde durduğu bu vurguların gereklerinin yapılması gerektiğini kaydeden Bilici, “Ciddi bir tartışma yürütmek lazım. Mesajda onurlu bir barışın gerçekleşmesi, diyalog ve müzakerenin tekrar başlaması, çatışmaların biterek, demokratik siyasetin önünün açılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu ülkede herkes herşeyi özgürce tartışabilmelidir. Ortaya koymak istediği bu projeyi, toplumun tüm kesimlerinin bilmesi gerekir. Kendisinin 2013 noktasında olduğu ve üzerine düşen her şeyi yapmaya hazır olduğunu söylemesiyle pozitif yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu” dedi.

‘BU DURUM AŞILIRSA TÜRKİYE NEFES ALIR’

Gerek siyasal iktidar tarafından gerekse de ana muhalefet partileri ve diğer siyasi partilerin tamamının bunun üzerinde yoğunlaşması gerektiğini vurgulayan Bilici, son olarak “Artık bu durumun aşılması gerekiyor. Bu aşıldığı zaman Türkiye çok ciddi bir nefes alır, demokratik siyasetin de önü açılır. Ekonomi ve sosyal haklarda ciddi gelişmeler olur ve bir güven oluşur. Hukuk gerektiği şekilde yaşam bulur” diye konuştu
Κaynak : Özgür Manşet

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Alıkonulan Asker ve Polisler Serbest Bırakılsın



Insan Hakları Derneği bir kez daha PKK'nin elindeki esirler için çağrıda bulundu.  Genel merkez binasında açıklama yapan İHD 'Siyasi iktidara ve demokratik kamuoyuna sesleniyoruz. Alıkonulanların serbest bırakılması için elinizden gelen bütün çabayı gösteriniz.' diye çağrıda bulundu. 



Asker ve polisleri çeşitli yerlerden esir alan  PKK’ye de insancıl hukuk kuralarını hatırlatan İHD "alıkonulan asker ve polisleri serbest bırakmaya çağırıyoruz. Serbest bırakılmaları için üzerimize düşen her türlü girişimde bulunmaya ve teslim almaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz." Dedi . 

Ben de bir zamanlar PKK'nin elinde esir kalan biri olarak, ayrıca insan hakları aktivisti olarak tüm kesimlere duyarlılık çağrısında bulunuyor ve PKK'nin elindeki esirlerin alınması için azami hayret gösterilmesi çağrısında bulunuyorum. 
PKK'ye  de uzun süredir elinde bulunan esirleri bırakma çağrısında bulunuyorum . Bu çağrımı ini niyet göstergesi olarak görsünler, biliyorum ki devlet o insanlar dağda çürüse herhangi bir adım atmayacaktir. Tam tersine izledikleri strateji ile  onlarin orada kalıp çürümesi onların işine gelecektir. Bu durum aynı zamanda savaş sürecini besleyen argüman onlar için,  o yüzden bu argümanı boşa çıkarmak, devlet ile değil Türk toplumu ile barış için bir adım olarak düşünülüp esir asker ve polisler oluşturulacak heyet ile bırakılmalıdır. 
Bu adım şu an devleti hükümeti ile savaşı rant kapısına dönüştürmüş olanlara karşı zaafiyet olarak düşünülmemeli . Tam tersine iktidarlarını korumak için savaşı rant haline dönüştürenlerin elinden savaş mekanizmalarının  çarkına sokulan adim olarak düşünülmeli. Devletin ve hükümetin hazırladığı tuzaklara düşmemek lazım ve acılı aileleri senelerdir diken üstünde yaşamlarını sürdüren esirler bırakılmalı. Ben PKK'yi çok uzun zamandır takıp eden bir barış aktivisti olarak artik ailerin acılı bekleyisini PKK'nin bitireceğini ve oluşturulacak heyete çocukların teslim edileceğini  düşünüyorum. Hadi hep beraber bir oyunu bozalım,  barış için bir adim daha biz atalım..

IHD'nin genel merkezinde gerceklesen toplantinin basın metni olduğu gibi aşağıdadır. 

Alıkonulan Asker ve Polisler Serbest Bırakılsın

Türkiye’de, 24 Temmuz 2015 tarihinde silahlı çatışmaların maalesef yeniden başlaması ile birlikte PKK/HPG tarafından alıkonulan sivil ve güvenlik personeli konusu yeniden kamuoyu gündemine gelmiştir. Geçmiş dönemde insan hakları örgütlerinin çabaları sonucu alıkonulan kişilerin tamamı sağ salim teslim alınmış ve ailelerine kavuşturulmuştur. Temmuz-Ağustos 2015 döneminde alıkonulan 20 gümrük memuru İHD tarafından 8 Eylül günü Irak Federe Kürdistan Bölgesinde, PKK/HPG’ den teslim alınarak Türkiye’ye getirilmiş ve ailelerine kavuşturulmuştur.
PKK/HPG tarafından yolların kesilip, yol kontrolleri yapıldığı sırada alıkonulan asker ve polisler ise aradan geçen 4 yıla rağmen hala serbest bırakılmamıştır. Ailelerin İHD genel merkezine yaptığı başvurulara göre
24 Temmuz 2015 günü Diyarbakır-Bingöl karayolunda polis memuru Vedat Kaya,
28 Temmuz 2015 günü Diyarbakır-Bingöl karayolunda polis memuru Sedat Yabalak,
13 Ağustos 2015 günü Diyarbakır-Lice karayolunda uzman çavuş Hüseyin Sarı ve er Sedat Sorgun ile er Süleyman Sungur,
18 Eylül 2015 günü Dersim-Erzincan karayolunda astsubay Semih Özbey,
2 Ekim 2015 günü Dersim-Pülümür karayolunda er Müslüm Altuntaş ve er Adil Kavaklı,
12 Aralık 2015 günü Şırnak merkezde uzman çavuşlar Sedat Vardar ve Ferdi Polat,
21 Eylül 2016 günü Hakkari’de uzman çavuşlar Ümit Gıcır ve Mevlüt Kahveci,
alıkonulmuştur.
Alıkonulanlardan Sedat Vardar ve Ferdi Polat’ın akıbeti konusundaki belirsizlik ise sürmektedir.
Alıkonulan kişilerin aileleri ve yakınları ile İHD Genel Merkezi ve İHD şubeleri tarafından çok sayıda açıklamalar yapılmıştır.
Aileler ile birlikte basın toplantıları dışında TBMM nezdinde siyasi partilerin grup başkan vekillikleri ve çeşitli devlet görevlileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, aileler bizzat bakanlar, başbakan ve cumhurbaşkanı ile görüşerek sorunun çözümünü dile getirmişlerdir.
Alıkonulan asker ve polislerden Vedat Kaya, Sedat Yabalak, Hüseyin Sarı, Semih Özbay, Müslim Altuntaş ve Adil Kavaklı’nın sesli ve görüntülü mesajları ilk olarak 4 Ocak 2016 günü yayınlanmıştır.
İHD’nin çağrısı üzerine ikinci kez sesli ve görüntülü mesaj 8 Temmuz 2016 günü yayınlanmıştır. Ancak, bu sefer sadece Süleyman Sungur, Müslim Altuntaş ve Adil Kavaklı’nın mesajları verilmiştir.
23 Aralık 2016 günü TBMM’de grubu bulunan siyasi parti temsilcileri ile İHD ve aileler görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde İHD, inisiyatif alarak bu kişileri teslim alabileceğini belirtmiştir. Bu görüşmelerde sadece HDP ile görüşme basın önünde gerçekleşmiştir. Siyasi iktidarın duyarsızlığı nedeni ile bu girişim başarısız olmuştur.
22 Haziran 2017 tarihinde alıkonulan asker ve polis aileleri ile birlikte İHD Diyarbakır Şubesi’nde ortak açıklama ve çağrı yapılmıştır.
29 Eylül 2017 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeye İHD heyeti ile birlikte aileler de katılmıştır.
2 Ekim 2017 tarihinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, aileler ve İHD Genel Başkanı TBMM’de bu konuda açıklama ve çağrı yapmıştır.
7 Haziran 2108 günü alıkonulan 8 asker ve polisin görüntülü mesajları yayınlanmıştır.
14 Haziran 2018 günü İHD Diyarbakır Şubesi’nde aileler ile birlikte İHD Genel Başkanı bir kez daha serbest bırakılmaları için çağrı yapmıştır. Seçim sürecinde siyasi partilerin bu soruna duyarsız kalmaları nedeni ile bu sefer de girişimler başarılı olamamıştır.
Siyasi iktidara ve demokratik kamuoyuna sesleniyoruz. Alıkonulanların serbest bırakılması için elinizden gelen bütün çabayı gösteriniz.
PKK’ye insancıl hukuk kuralarını hatırlatıyor, alıkonulan asker ve polisleri serbest bırakmaya çağırıyoruz. Serbest bırakılmaları için üzerimize düşen her türlü girişimde bulunmaya ve teslim almaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz.
İnsan Hakları Derneği

10 Nisan 2019 Çarşamba

'YAŞAMA SES VER'

Yannis V Yaylalı 

Başta İmralı hapishanesinde yatan  sayın Abdullah Öcalan olmak üzere hapishanelerdeki tecrit uygulamasına karşı başlatılan ‘açlık grevlerinin binlerce mahpusun yaşamını tehdit eder’ duruma geldiğini söyleyen İHD  ” Mahpusların yaşam hakkına sahip çıkmak, devlete sorumluluklarını hatırlatmak için tüm İnsan Hakları Derneği Şubeleri ile birlikte eşzamanlı olarak 11 NİSAN 2019 PERŞEMBE GÜNÜ 13.00 ile 21.00 saatleri arasında tutacağımız yaşam nöbetine katılımınız can kurtarabilir. ”  diyerek  bu konuda herkesi duyarlı davranmaya, Yaşam nöbetine, Yaşama ses Vermeye çağırıyor. 

İHD’nin ‘yaygınlaştırmanız ve katılmanız dileği’ temennisiyse kamuyu ile paylaştığı çağrının tam metni aşağıdadır 

YAŞAM NÖBETİNDEYİZ
YAŞAMA SES VER!
Hapishanelerde devam eden açlık grevleri, binlerce mahpusun yaşamını tehdit eder bir aşamaya gelmiştir.
Taleplerinin halen kabul edilmemesi sekiz mahpusun yaşamına son vermesine yol açmıştır.
Hapishanelerde yaşam hakkının korunması devletin sorumluğudur.
Açlık grevine neden olan İmralı Hapishanesindeki ağır tecrit uygulamasına derhal son verilmesi de devletin sorumluluğudur.
Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi ‘nin 28 Mart 2018 tarihli raporu,
Birleşmiş Milletler (BM) Mahpuslara Yönelik Muamelede Asgari Standart Kurallar (Nelson Mandela Kuralları) ve Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi;
Devlete, ceza infazındaki ayrımcı uygulamalara son vermesi ve tecrit uygulamasını kaldırması sorumluluğunu yüklemektedir.
Bizler yaşamdan yana tutum alıyor, devleti imza attığı sözleşmelere uymaya ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz.
Mahpusların yaşam hakkına sahip çıkmak, devlete sorumluluklarını hatırlatmak için tüm İnsan Hakları Derneği Şubeleri ile birlikte eşzamanlı olarak 11 NİSAN 2019 PERŞEMBE GÜNÜ 13.00 ile 21.00 saatleri arasında tutacağımız yaşam nöbetine katılımınız can kurtarabilir.
İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi